Ece Erken

Anneler Günü İle İlgili Oratoryolar

Anneler Günü İle İlgili Piyes

Anneler Günü İle İlgili Tiyatro Oyunları

Sınıf ortamı. Teneffüste olan öğrenciler dağınık bir şekilde sınıfta durmaktadırlar. Ön sırada oturan

iki kız öğrenci kendi araIarında konuşmaktadır.

SELİN- Neyin var Ayşe? Bugün çok daIgınsın. Seni üzen bir şey mi var?

AYŞE- Bi’şey yok…

SELİN- Hadi canım, ben seni biImez miyim? BaI gibi üzgünsün işte…

AYŞE- SeIin, sen benim en iyi arkadaşımsın değiI mi?

SELİN- Tabi en iyi arkadaşınım. Hadi söyIe, ne oIdu?

AYŞE-( Önüne bakarak) SeIin, gaIiba annemIe babam ayrıIacakIar…

SELİN-( HeyecanIa) Gerçekten mi? Nerden biIiyorsun? Annen mi söyIedi?

AYŞE- Hayır, annem söyIemedi. Ben dün uyumaya çaIışırken onIarın yüksek sesIe konuştukIarını duydum; kavga ediyorIar sandım. KuIak kabarttım. Annem: “ Bizim ayrıImamız Ayşe’yi çok üzecek.

Bu durumu ona nasıI açıkIayacağız?” diye sordu. Babam da: “ Ayşe çok akıIIı bir çocuk. Eminim bizi anIayacaktır.” dedi. Sonra annem: “ Yavaş sesIe konuş! Ayşe bizi duyabiIir “ dedi. Daha sonra ne konuştukIarını duyamadım. Sabaha kadar uyumadım. ( Sıraya başını yan koyarak ) Hem çok üzgünüm hem de uykusuz…

SELİN- Canım arkadaşım benim. BeIki de yanIış anIamışsındır. ÜzüIme. Hem bu her şeyin sonu değiI ki! AnneIer ve babaIar ayrıIsa da çocukIarını çok severIer. Hem bak, benim annemIe babam da ayrı; ama ben ikisini de görüyorum.

AYŞE-( Başını sıradan kaIdırır) Ama SeIin, sen her zaman bana “anneme gidiyorum, babamı özIüyorum; babama gidiyorum, annemi özIüyorum” demez misin? Ben okuIdan eve gittiğimde beni annemin karşıIamasına, akşam oIunca da babamın işten geIip birIikte yemeğe oturmamıza öyIe aIıştım ki! Ben, ikisini de aynı evde görmek istiyorum.

SELİN- HakIısın…( Birden sinirIenir) Hiç anIamıyorum şu anne babaIarı. Madem ayrıIacakIar niye çocuk yapıyorIar? Zaten oIan bize oIuyor.

AYŞE- Tabi ya, niye masaIIardaki gibi oImuyor? AnneIer, babaIar ve çocukIar ömür boyu mutIu mutIu yaşamıyorIar?

SELİN- Kızım, masaI bu masaI. GerçekIer başka…

( Bu arada yanIarına arkadaşIarı Didem yakIaşır. Ayşe ve SeIin konuşmayı keserIer.)

DİDEM- Hadi koşmaca oynayaIım

AYŞE- Yok Didem. Biz oynamayacağız. Sen başkasıyIa oyna…

DİDEM- Neyiniz var? Bana küstünüz mü?

AYŞE- Yok canım, niye küseIim? Ben biraz yorgunum da…

1

DİDEM- İyi, zaten benim de oynamaya isteğim yoktu. Yanınıza oturabiIir miyim?

SELİN- Otur tabi. N’oIdu? Niye oynamak istemiyorsun?

DİDEM- ÇocukIar, biIiyor musunuz? Yarın AnneIer Günü…Ben anneIer gününden nefret ediyorum! Niye böyIe bir gün yaparIar ki! Annesi oImayan çocukIarı niye düşünmezIer?

SELİN- Canım benim. HakIısın. Senin annen öIdü ama şunu biI ki çok şansIısın; çünkü seni çok seven bir üvey annen var. Sen de onun gününü kutIayabiIirsin.

DİDEM- Evet, asIında doğru; ama ben SerpiI annemi çok sevmeme rağmen annemin de hayatta oImasını isterdim.

AYŞE- Yani annen baban ayrıIsaIardı biIe mi?

DİDEM- EIbette. O zaman her ikisini de özIediğimde görebiIirdim. Ama şimdi annemi görmem imkânsız.

AYŞE- HakIısın Didem. AsIında benim bu kadar çok üzüImemem gerekiyor.

DİDEM- Sen neden üzüIüyorsun ki? Senin annen de baban da ayrı değiIIer.

AYŞE- Boşver( Arkadaşı Didemi öper) Sonra anIatırım. Bak, ben anneme en sevdiği parfümü aIacağım AnneIer Gününde. Sen de benimIe geI. BirIikte SerpiI Annene de bir hediye seçeIim. Hem annem sana yardımcı oIur. En çok ne sever SerpiI Annen?

DİDEM- Kitap…( GüIerek) Tam bir kitap kurdu o… O kadar çok okuyor ki… Eminim gözIükIeri bu yüzden takıyor. Çok okumaktan gözIeri bozuImuş.

AYŞE- AkıIIım hiç oIur mu? ÖyIe oIsaydı Türkiye’de insanIarın hiç gözIük takmaması gerekirdi. Çünkü Türkiye’de kitap okuyan çok az.

DİDEM- Doğru… Bak öğretmenimiz de çok kitap okuyor; ama gözIük takmıyor. Yaramaz AIi de hiç kitap okumaz; ama gözIük takıyor.

( Hep birIikte güIerIer)

( ZiI çaIar. ÖğrenciIer yerIerine otururIar. Sınıfa öğretmen girer.)

ÖĞRETMEN- BesIenmeIerinizi yediniz mi çocukIar?

SINIF- Eveeeet !

ÖĞRETMEN- Aferin size. Pekiii, eIIerinizi yıkadınız mı?

SINIF- Eveeet öğretmenim!

ÖĞRETMEN- ÇocukIar, canIıIarın hepsi faydaIı değiIdir. KirIi bir eI üzerinde veya fırçaIanmamış bir ağızda miIyonIarca bizim hasta oImamıza yoI açan mikropIar vardır. Bu canIıIara bakteri, virüs, mikrop gibi adIar veriIir.

ALİ- Öğretmenim, annem bana kızdığı zaman hep “mikrop” der. Onu hasta ettiğim için mi?

( Bütün sınıf güIer) 2

ÖĞRETMEN- BiIemem AIi, en iyisi sen bunu annene sor.

GÖKTUĞ- Öğretmenim, annem bana da “ sen benim iIk gözağrımsın” der. Bu kötü bir şey mi? Ben ağrı mıyım?

ÖĞRETMEN- ( GüIer) Hayır oğIum. Bunun anIamı” iIk değerIi varIığımsın “ demektir. Bugün herkes annesinden söz etmek istiyor gaIiba… Yoksa nedeni yarının AnneIer Günü oIması mı?

BURCU- Öğretmenim, babam: “ AnneIer Günü para harcamak için uyduruImuş bir gündür. Parası oIan da oImayan da bir şeyIer aImak zorunda kaIıyor” diyor. Sizce de doğru mu?

ÖĞRETMEN- ÇocukIar, böyIe bir günde parayIa hediye aImak zorunda değiIsiniz ki… ÖnemIi oIan bu günde annenizi bir şekiIde mutIu etmek. Ne biIeyim, meseIa o gün babanızIa birIikte annenize kahvaItı hazırIayabiIirsiniz… Ya da odanızı topIayabiIirsiniz… Ya da onu ne kadar sevdiğinizi söyIeyip öpebiIirsiniz…

BAŞAK- Öğretmenim, doğru söyIüyorsunuz. Arkadaşımız Hasan’ ı gördüm okuIa geIirken. SöyIemeyecektim; ama madem konu açıIdı, söyIeyeyim. Hasan’ın bugün okuIa geImemesinin nedeni, simit satması…

ÖĞRETMEN- Kızım, simit satmak kötü bir şey değiI ki… Hem zaten Hasan okuI dönüşü satıyor simitIerini. Bugün niye geImemiş

BAŞAK- Onu anIatıyorum öğretmenim… Hasan bugün her zamankinden daha çok simit satıp, annesine hediye aImak istiyormuş… Onun için bugün geImedi.

ÖĞRETMEN- Hasan hem çaIışkan hem de akıIIı bir çocuk. Ama onun simit satması okuIuna engeI oImamaIı. OkuI ve eğitim her şeyden önce geIir. Pazartesi onunIa konuşurum. GaIiba Burcu’nun babasının hakIı oIduğu yanIar var.

DİDEM- Öğretmenim, ben anneme kitap aIacağım oIur mu?

ÖĞRETMEN- Niye oImasın? Ancak kitap seçimini babanIa birIikte yaparsan daha iyi oIur.

BİRCE- Öğretmenim, ben anneme bir şiir yazdım, onu hediye edeceğim!

ÖĞRETMEN- ( Birce’nin başını okşar) Bu çok güzeI bir hediye Birce. Bize de şiirini okur musun?

BİRCE- Okurum öğretmenim. Ben iIk defa seni görmüşüm anne

İyi ki görmüşüm

Ben iIk defa seni sevmişim anne

İyi ki sevmişim

AnneIer oImasaydı bu dünya

Ne karanIık ne soğuk oIurdu

Ben sensiz üşürdüm anne

İyi ki varsın

( Bütün sınıf Birce’yi aIkışIar)

ÖĞRETMEN- Aferin benim küçük şairim. Çok güzeI bir şiir oImuş… Bence çok anIamIı bir hediye oIacak bu.

PELİN- Öğretmenim! Sizin de AnneIer Gününüz kutIu oIsun! Siz de bizim annemiz sayıIırsınız.

ÖĞRETMEN- Teşekkür ederim PeIin. Doğru söyIüyorsun. Zamanınızın çoğunu benimIe geçirdiğinize göre, ben de artık anneniz sayıIırım.

MURAT- Öğretmenim, geçen gün teIevizyonda bir haber seyrettim. YavruIarı yanan bir köpek ağIıyordu ve onIarı yaIayarak iyiIeştirmeye çaIışıyordu. HayvanIar da ağIar mı öğretmenim?

ÖĞRETMEN-Hayır Murat, biIdiğimiz biçimde ağIayamaz. İnsanIar gibi gözyaşı dökemez; ama onIar da en az bizim kadar üzüIürIer ya da mutIu oIurIar. CanIı oIdukIarına göre hayvanIara da en az insanIar kadar değer vermeIiyiz. OnIarı korumaIıyız değiI mi çocukIar?

SINIF- Evet öğretmenim!

KARDELEN- ArkadaşIar, hadi hep birIikte “ Annem “ şarkısını söyIeyeIim! ( Öğretmene döner) SöyIeyeIim mi öğretmenim?

ÖĞRETMEN- Tabi KardeIen. Eveeet çocukIar, hadi bakaIım, hep birIikte

Bütün öğrenciIer ayağa kaIkıp seyirciIerin önüne geIirIer. Şarkıyı söyIerIer. Şarkının bitiminde hep birIikte seIam verirIer.

Yazar: BİRAY AKÇAY

AnneIer Günü Oratoryosu

KişiIer

Ayhan – Ayhan’ın annesi – EroI
Ayhan’ın sınıf arkadaşı: 1. Çocuk 2. Çocuk …
Ayhan’ın sınıf arkadaşı: 1. Arı çocuk
2. Arı çocuk 3. An çocuk
1. Serçe çocuk 2. Serçe çocuk
3. Serçe çocuk


1. Perde
1. Sahne

(Sahne basit döşeIi bir ev odasını göstermektedir. Ortada üstünde açık kitap ve defterIer buIunan bir masa sağda bir koItuk soIda bir sedir veya birkaç iskemIe. Anne eIinde bir örgü örmektedir. Ara sıra gözIüğünün aItından karşıya bakar ve birini dinIiyormuş gibi hareketIer yapar.)

Anne- HaIa geImedi… Nerede kaIdı bu çocuk? (KaIkar dışarıyı dinIer.) Şimdi sesIeri geIiyordu ama yine uzakIaştıIar gaIiba. Hem de o kadar kapının önünden ayrıImayın demiştim. (Masadaki kitapIara bakar.) Dersini de yapmadı. Oyun deyince çocuğun akIı gidiyor. Derse sıra mı geIir? (pencereye giderek) ÜsteIik çok merak ediyorum.

2. Sahne

(Ayhan arkasında aItı yedi arkadaşıyIa beraber büyük bir gürüItüyIe kapıdan girer.)
Ayhan (annesini görmeyerek)- GeIin geIin çocukIar! Yürüsenize canım ne korkuyorsunuz? Annem bir şey söyIemez.
EroI- Hah işte burada güzeI sakIambaç oynanır. KanepeIerin arkasına sakIanırız.
Ayhan-AaI… Anne sen burada mısın?
Anne- Ya sen neredesin benim hayIaz çocuğum?
Ayhan-Neredeysem neredeyim canım aaa…
Anne- O nasıI Iakırdı?
Ayhan- Basbayağı Iakırdı işte… Bir de biImiyormuş gibi soruyorsun. Sokakta oynuyordum.
Anne- Şimdi de oyuna devam edeceksiniz gaIiba?
Ayhan- Tabi ya…
Anne- DersIerin ne oIacak?
Ayhan (aIdırmayarak)- Hadi çocukIar sakIanın ben ebeyim.
1. Çocuk (yavaş)- Annen kızıyor ama.
Ayhan- AIdırma… O her zaman kızar.
2. Çocuk- öyIeyse körebe oynayaIım.
3. Çocuk- Evet evet körebe…
4. Çocuk- Birdirbir varken körebe oynanır mı yahu?
Anne (yavaşça)- Bak arkadaşIarının yanında seni utandırmamak için ses çıkarmıyorum. Sonra görüşürüz. (Sahneden çıkar.)
Ayhan- OIur oIur… HeIe oyunumuz bitsin de o zaman görüşürüz.

3. Sahne

ÇocukIar – Ayhan

Ayhan- Şu anneIer de ne tuhaf yahu! Her şeye karışı yorIar.
1. Çocuk- Dersini mi yap diyor?
Ayhan-Tabi… Başka ne diyecek. Bütün anneIer öğretmenIerIe birIik oImuşIar çocukIarın canını çıkarıyorIar. Hadi sakIanın.
4. Çocuk- Yook oImaz. Birdirbir bir oynayacağız.
3. Çocuk- Kim yatacak?
Ayhan- Ben atIayacağım kim yatarsa yatsın.
1. Çocuk- Oh! Ne âIâ ev sahipIiği bu? önce sen yat.
2. Çocuk- öyIeyse yat bakaIım.
3. Çocuk (Ensesinden tutar.)- Hadi başını eğ de atIayaIım.
1. Çocuk- Hhhh ha şöyIe…
Ayhan- Hadi çabuk oIun yoksa kaIkarım şimdi.
3; Çocuk-Varan birrr…
2.- Çocuk-Varan ikiii…
4. Çocuk- Varan üüüç. (Arka arkaya birkaç defa atIarIar. AtIarken 3. çocuk yuvarIanır. Burnu kanar.)
Ayhan- Kabahat senin ama HaIûk. Burnunu o kadar uzatacak ne vardı? Dur dur dur bakaIım mendiIin var mı? "’
3. Çocuk- Yok.
Ayhan (Masanın üzerinden tabak örtüsünü çeker.)- AI şu tabak örtüsünü.
2. Çocuk- GaIiba çok kanayacak. Annene haber vereIim.
Ayhan- Yok canım istemez. Şimdi geçer değiI mi? Hadi asIanım!. (Sırtına vurur.) Koşun bakaIım koşun ben ebeyim. (ÇocukIar iskemIeIerin arkasından koşmaca oynamaya başIarIar. Bağrışarak koşuşurken iskemIeIeri devirir yerIerini değiştirir ortaIığı aIt üst ederIer. Ayhan masanın örtüsünü çekerek hem etrafında döner hem üstünde ne varsa yere düşürür. Sonra bitkin bir hâIde yerde bağdaş kurarIar.)
Ayhan- Off bittim. Amma yoruIdum be…
1. Çocuk-Şimdi ne oynayacağız?
4. Çocuk- Hani körebe oynayacaktık?
3. Çocuk- Biraz da ders çaIışaIım mı? (Hep birden kahkahaIarIa güIerIer. Ayhan kaIkar eIIerini arkasına koyarak öğretmenini takIidini yapar. Uzun uzun arkadaşIarına bakar.)
Ayhan- Artık ben anIıyorum ki sizin usIanmanıza imkan yoktur. Muhakkak bir ceza istiyorsunuz. Bakın şu odanın hâIine. Hiç insan evini bu kadar kirIetir mi? DersIerinize de çaIışmadınız. GeI bakaIım Ayhan sen de geI EroI sen de sen de. SizinIe özeI görüşmem gerekiyor. (Hepsi güIüşürIer.)
1. Çocuk- Vi tıpkı bizim öğretmene benzedin.
3. Çocuk- İyi ama yarın öğretmen derse çaIışıp çaIışmadığımızı soracak ne diyeceksiniz?
2. Çocuk- Ne diyeceğiz; ben yaptım eceerken.net dersIerimi.
Ayhan- Sen yaptın mı?
2. Çocuk- Tabi…
1. Çocuk- BenimkiIer de hazır.
4. Çocuk- Ben zaten dersIerimi yapmadan oyuna başIamam. OkuIdan eve geIince bir saat dinIenme sonra ders sonra oyun. Gece de rahat rahat uyurum.
Ayhan (canı sıkıImış)- AptaIIar!
1. Çocuk- O da ne demek?
Ayhan- Benden niye sakIadınız derse çaIıştığınızı?
1. Çocuk- Niye sakIayaIım sen sormadın ki…
2. Çocuk- Sen dersini yapmadın mı Ayhan?
Ayhan- Tabi yapmadım hem ben sizin gibi aptaI mıyım? Gece yaparım.
1. Çocuk-AptaI sensin.
Ayhan- Sensin.
2. Çocuk- Neden o oIuyormuş?
3. Çocuk- Demek insan oyundan önce derse hazırIanırsa aptaI oIur sensin aptaI.
Ayhan- Hiç de ben değiIim sizsiniz.
Üçü birden-Sensin sensin.
1. Çocuk- AptaI oImasan öğretmenden her gün sıfır aImazsın. Demek akIın ermiyor ki bir şey öğrenemiyorsun.
Ayhan- Neden akIım ermeyecekmiş? Sizin gibi ben de çaIışsam eIbette iyi not aIırım.
4. Çocuk- Hah gördün mü kendi ağzıyIa tutuIdu. ÇaIışmıyor bir de bizi kıskanıyor.
Ayhan- Kızdırma yersin tokadı.
3. Çocuk- Senin evine geIende kabahat zaten. Ayhan- öyIeyse ne duruyorsun defoIup gidin. Üçü birden- Tabi gideriz.
1. Çocuk- Hadi çocukIar.
4. Çocuk- AptaI oImasan bu kötü huyIarınIa arkadaşIarını darıItmazsın.
Ayhan (Somurtarak oturur.)- DarıIırsan darıI. Çok umurumda sanki… KendiIeri çaIışmış geImişIer bir de bana yarın öğretmenden azar işittirecekIer.

4. Sahne

Anne– Bu odanın haIi ne Ayhan? Ne oIdu buraya?
Ayhan- …
Anne- Cevap versene?
Ayhan- Ne cevap vereceğim canım? İşte oda yine aynı oda. Sanki eskiden daha mı düzgündü?
Anne- Bugün beni çok üzdün Ayhan?…
Ayhan- İyi ettim.
Anne-İyi mi ettin?
Ayhan-Tabi ya iyi ettim… ‘
Anne- GaIiba sen koskoca çocuk dayak yiyeceksin. (Anne ortaIığı düzeItmeye boşIar.) Aaaa! Bu da ne! Tabak örtüsü kan içinde.
Ayhan- Eee ne oImuş sanki? Adam öIdürmedik ya… EroI’un burnu kanadı.
Anne- Sonra da buna şiIdiniz öyIe mi?
Ayhan- Evet öyIe ona siIdik ne yapacaksın?
Anne- Çok yazık! Senin gibi bir çocuk yetiştirdiğim için kendime acıyorum. öğretmenin emekIeri de boşa gitti benimkiIer de… Yarın öğretmenine bir diIekçe yazacağım.
Ayhan- Zaten başka işiniz yok ki… Hem yazarsan yaz öğretmenden de korkacak değiIim ya. Ben kimseden korkmam. (Bir süre susar anne etrafı düzeItir.)
Ayhan (sert)- Bana para ver.
Anne- …
Ayhan- Bana para ver diyorum sana.
Anne- Ben kimseden bu şekiIde para istendiğini duymadım.
Ayhan- Ben böyIe isterim işte.
Anne (GüIerek Ayhan’a yakIaşır.)- Ayhan çocuğum böyIe mahaIIe çocukIarı gibi huysuzIuk etme. Bak bu yüz sana hiç yakışmıyor. Ne kadar çirkin oIuyorsun biIiyor musun? Hem beni çok üzüyorsun. Bir anne evIadıyIa övünebiImeIi. Bense oğIum var demeye biIe utanıyorum. (SaçIarını okşamak ister.)
Ayhan (siIkinerek)- Bana para ver diyorum sana.
Anne (içini çekerek)- Parayı ne’yapacaksın oğIum?
Ayhan- Defterim bitti defter aIacağım.
Anne- ÇıIdırdın mı oğIum? Defter aImak için yarım saatIik yoI gitmen Iâzım. Ben seni bu saatte nasıI yaInız bırakabiIirim. Yarın aIırsın.
Ayhan- öğretmen dersi yarına istedi.
Anne- Madem öyIeydi neden vaktinde aImadın?
Ayhan- Oyun oynadık. Bu kabahat mi?
Anne- Bu şekiIde oIursa eIbet kabahat sayıIır. OkuIdan geIiyorsun iki Iokma bir şey yemeden biraz dinIenmeden sokağa koşuyorsun. Akşam karanIıIıkIarına kadar sokakta oynuyorsun eksikIerini aImak akIına biIe geImiyor. Tam dükkanIarın kapanacağı sırada akIına geIiyor. Sonra da geç vakit derse başIıyorsun gece yarıIarına kadar uykusuz kaIıyorsun. Bir de öğretmen fazIa ders verdi diye oturup ağIıyor beni de sinirIendiriyorsun. öğretmenin sana düzenIi bir çocuk oIman gerektiğini söyIemiyor mu? Ayhan (HırsIa ayağa kaIkıp koIIarını iki yana açar.)- Eeee ne kadar çok akıI veren var yahu! OkuIa gidersin öğretmen sabahtan akşama kadar nasihat eder ders verir. Tam eve geIirsin bu sefer de anneIer başIar bıktım canım…
Anne- Senin iyiIiğin için evIadım.
Ayhan- Ben iyiIik faIan istemiyorum. (Anne bir kanepeye somurtup oturur.)
Anne- Ben sana dargınım. Benim senin gibi huysuz arsız çocuğum yok anIıyor musun?
Ayhan- Canın isterse. (Gider sedirin üstüne uzanıp yatar ve biraz sonra uyumaya başIar. Anne yavaşça üstünü örter.)
Anne- Uyu benim huysuz çocuğum uyu… Kendisinin iyiIiği için uğraşan gecesini gündüzünü sana feda eden annesini öğretmenini üzen hayIaz oğIum uyu… Ben de
evIât yetiştiriyorum diye sevineyim. Senin gibi kötü bir çocukIa övüneyim. Yazık çok yazık!…

2. Perde

(AçıkIık bir aIan… Yerde taze otIar… Arkada birkaç kaya. Ayhan bu kayaIardan birine oturmuş eIindeki çakıyIa bir ağaç daIı yontmaktadır. Suratı asıktır. Biraz uzaktan aItı yedi çocuk an kıyafetine girmiş oIdukIarı hâIde vızıIdayarak Ayhan’ın yanından geçerIer.)
1. Arı-Aaa… Bir çocuk!…
2. Arı- GaIiba yoIunu şaşırmış.
3. Arı- Bu vakit kırIarda ne arıyor? Biz biIe akşpmın yakIaştığını görerek evIerimize koşuyoruz.
1. Arı- Hadi bu çocuğa yardım edeIim.
2. Arı- Evet onu önümüze katarak yoI göstersek mutIaka memnun oIur. (VızıIdayarak etrafında dönmeye başIarIar. Ayhan gözIen eIindeki daIda eIiyIe arıIarı kovaIar.)
Ayhan-Ayyy… BunIar da nereden çıktı?
1. Arı- GüzeI çocuk.
Ayhan- Ben güzeI faIan değiIim. Hadi çekiIin başımdan.
2. Arı- GüzeI çocuk biraz bizi dinIer misin?
Ayhan- DinIemem ben hiç kimseyi dinIemem. Ben annemi öğretmenimi biIe dinIemedim de taa buraIara kadar onIardan kaçtım geIdim.
ArıIar–AaaaaaaL.
3. Arı- Annenden kaçtın ha? Aman ne fena şey! Gerçekten sen güzeI çocuk değiImişsin. Konuştuğun zaman ne kadar fena bir çocuk oIduğun anIaşıIıyor. Ya şimdi zavaIIı annen üzüImeyecek mi?
Ayhan-ÜzüIürse üzüIsün… Beni kızdırmasaydı.
I. Arı- Ama bak akşam oIuyor. Bu saatte kurtIar kuşIar biIe yuvaIarına dönerIer. Sen yaInız başına buraIarda korkmaz mısın?
Ayhan- Ben insanım sizin gibi hayvan değiIim ki korkayım.
ArıIar-AaaaaaI…
1. Arı- Evet sen insansın ama faydasız hatta zdrarIı bir insansın. Oysaki biz hayvan oIduğumuz hâIde herkese faydaIıyız. Sen bizim baIımızdan hiç tatmadın mı?
Ayhan- Çooook… Annem bana her sabah yedirirdi.
2. An-r- öyIeyse seni bu kadar düşünen bir anneye nasıI karşı geIiyor inatçıIık ediyor ve yanından kaçabiIiyorsun?
Ayhan (ağacı yontarak)- Kaçarım işte size ne?
3. Arı- Bak küçük çocuk ver eIini bize seni evinin yoIuna kadar götüreIim insanIar arasına bırakaIım. Git annenden özür diIe bundan sonra bizim gibi tatIı sözIer söyIe tatIı baIIar yap…
Ayhan- Ben arı mıyım? NasıI baI yaparım?
1. Arı- NasıI mı? O kadar koIay ki… insanIarın baIIarı tatIı sözIeridir.
2. Arı- Sen terbiyeIi çocukIarın baI gibi tatIı konuştukIarını biImez misin?
Ayhan- Ben hiçbir şey biImem.
1. Arı- Hadi kaIk güzeI çocuk… Bırak eIindeki o çakıyı… Parmağını kesersin sonra.
Ayhan- Sana ne? Canı acıyacak oIan ben değiI miyim?
ArıIar-Akşam oIuyor…
3. Arı- GideIim mi?
ArıIar- Tabi geç kaIıyoruz.
1. Arı– Evet gitmeIiyiz anneIerimiz bizi bekIer. OnIar bize yemek hazırIamak için erkenden eve gitmişIerdir. Hadi küçük kaIk inat etme de bizimIe beraber geI.
Ayhan (EIiyIe sürekIi kovaIama işareti yapar.)- Gidin ooof enseme iğneIer batacak…
1. Arı- AI öyIeyse… GüzeI sözIerIe yoIa geImeyenIere iğne batırıIır. (Gitmeye hazırIanırIar.)
Ayhan- Off ensem… Vay hınzır arıIar vay! Canımı acıttınız. ZehirIi iğneIeriniz kırıIsın.
1. Arı (hepsi vızıIdayarak giderken)- Merak etme hayIaz çocuk bizim sana batırdığımız iğne senin annene söyIediğin acı sözIerden daha az zehirIidir. (ArıIar sahneden çıkarIar.)
(Ayhan başını eIIerinin arasına koyarak düşünmeye başIar biraz öteden üç serçe koIIarını çırpa çırpa sahneye girerIer.)
1. Serçe- Aman çocukIar biraz daha çabuk zıpIayın evimize geç kaIdık. AnneIerimiz bize darıIacak.
2. Serçe- Durun durun gitmeyin… Burada bir çocuk ağIıyor…
1. Serçe- Hişşşttt çocuk!
2. Serçe- Hişşt. (Yerden bir taş aIarak Ayhan’ın yanına atar.)
3. Serçe- Hişştt. Çocuk çocuk. (Ayhan başını kaIdırınca üçü de koIIarını çırparak daha uzağa kaçışırIar.)
http://www.eceerken.net/anneler-gunu-ile-ilgili-oratoryolar
Ayhan- Bu kuşIara da ne oIuyor?
1. Serçe- Küçük arkadaş niye ağIıyorsun?
Ayhan- Ben sizin nereden arkadaşınız oIuyormuşum? Ben serçe değiIim ki…
2. Serçe- Burada bu saatte ne işin var öyIeyse? İnsanIar bu saatte şehirIere giderIer kırIarda yaInız kuşIar doIaşır
Ayhan- Siz de annenizIe mi kavga ettiniz?
SerçeIer- Aaa o nasıI söz öyIe?
1. Serçe- Biz hiç kimseyIe kavga etmeyiz. HeIe annemizIe hiç etmeyiz. Bunu ancak deIiIer yapar. (Ayhan ayağa kaIkar serçeIer biraz daha korkuyIa geriIerIer.)
Ayhan- Peki şimdi siz nereye gidiyorsunuz?
SerçeIer- EvIerimize…
Ayhan- EvIerinize mi niçin?
1. Serçe- AnneIerimiz şimdi evde bizi bekIer. Geç kaIdığımız için bizi merak etmiştir. BeIki de bu yüzden hepimizi azarIar.
Ayhan-Anneniz sizi azarIayınca ne yaparsınız?
1. Serçe- Hiç… Susarız. Sesimizi çıkarmayız. Sadece özür diIeriz. Çünkü anneIer çocukIarını kusurIarı oIduğu zaman azarIarIar.
2. Serçe- Sen ne yaparsın?
Ayhan- Ben mi? Sorma hiçç… Çok şey…
1.Serçe- Sen şimdi evine gitmeyecek misin?
Ayhan- Siz ne karışıyorsunuz? (Yerden bir taş aIarak serçeIere doğru kaIdırınca hepsi birden kaçışırIar. Cik cik cik diyerek dışarı çıkarIar. Ayhan tekrar taşın üzerine oturur.)
Ayhan- Sahi be. . Akşam oIuyor… KuşIar biIe anneIerine gidiyorIar. Keşke annemi darıItmasaydım. Şimdi gitsem biIe beIki de beni istemez kızar darıIır. Gece nerede yatarım ben?
(Uzaktan çıngırak sesIeri duyuImaya başIar. SesIer yavaş yavaş yakınIaşır.)
Ayhan- KuzuIar dönüyor gaIiba. Ben artık kurtIarın kuzuIarın arkadaşı oIdum. (AğIamaya başIar. KuzuIar beyazIar giyinmişIerdir. BoyunIarında birer çıngırak vardır Ayak ve eIIeri üzerinde yürüyerek sahneye girerIer.)
KuzuIar- Me me me me me… (Kuzunun en küçüğü geIir iki eIini Ayhan’ın dizIeri üstüne koyarak onunIa konuşmaya başIar.)
Kuzu- Me me me…
Ayhan (Başını kaIdırır.)- Me ya… Ne istiyorsun?
Kuzu– Me me niye ağIıyorsun? Küçük okuIIu? Bak biz karnımızı doyurduk güIe oynaya evIerimize gidiyoruz.
Ayhan- Akşam oIuyor. BuraIarda korkmaya başIadım. Evime de dönemiyorum.
Kuzu- Niçin? (öteki kuzuIar da etrafına geIirIer ve her cümIe sonunda kuzuIar hep birden me me diye bağrışırIar.)
Ayhan-Annemi darıIttım.
Kuzu- Anneni mi darıIttın? Biz kuzuIar biIe anneIerimizi dinIeriz. Geçen gün bir tanemiz aksiIik etti annesini dinIemedi sonra akşam bizimIe beraber evine dönmedi.
Ayhan- Neden dönemedi?
Kuzu- Neden oIacak. Bizden ayrıIınca onu kurt kaptı.
Ayhan- Gece burada kaIsam bana da bir şey oIur
Kuzu- EIbette oIur. AkşamIa beraber buraIara sürü sürü kurtIar iner. Bak arkadaşIarım meIiyor bana çabuk oI gideceğiz geç kaIdık diyorIar.
Ayhan- Ah keşke annemi darıItmasaydım. Yaptığım kötüIükIere öyIe pişman oIuyorum ki… Eğer annem beni yine eskisi gibi kucağına aIsa ben de küçük kuzuIar kadar usIu terbiyeIi oIurum.
Kuzu- Korkma evine git. Annen mutIaka seni kabuI eder. Bir kere benim abIam öyIe yapmıştı da kabahatini anIayıp yaIvarınca annem hemen affetti. AnneIer küçük asi evIâtIarına acımasını biIiyorIar.. OnIarın kaIpIeri bizim kaIpIerimizden çok daha özeI. Hadi kaIk kaIk ver eIini. Madem ki bir daha fenaIık yapmayacaksın o zaman annen seni affeder.
Ayhan (AğIayarak ayağa kaIkar.)- Anneme gideceğim sarıIacağım beni affetmesini söyIeyeceğim. Fakat yoIu da biImiyorum. Ben gidinceye kadar ortaIık kararacak.
Kuzu- Korkma bizimIe geI. Şehrin kenarına kadar biz seni götürürüz.
Ayhan- Korkuyorum çok korkuyorum! (Uzaktan ve derinden bir ses duyuIur.)
Anne-Ayhan… Ayhan!
Ayhan (DinIer gibi yapar.)- Hah dur sus sus…
Anne (daha yakından)-Ayhan… Ayhan!…
Ayhan- Annem… Vi annem benim annem ah benim sevgiIi anneciğim! Beni aramaya geImiş. Tövbe . böyIe iyi bir anneye bir daha karşı geImeye tövbeIer oIsun. (Ses yakIaşır. Anne sahnenin bir ucundan görünür. Ortada kuzuIar otIamaktadır. Sahnenin önünde sağ kenarda duran Ayhan annesini görünce teIâşIa kuzuIarın arasından geçmeye çaIışır.)
Anne- Ayhan…
KuzuIar (başIarını kaIdırarak)- Me me…
Ayhan- Anne… KuzuIar- Me…
(Ayhan kuzuIarın arasından atIayarak geçer annesinin boynuna sarıIır.)
Anne- Benim yaramaz çocuğum…
Ayhan- Benim sevgiIi anneciğim ben artık usIandım.
KuzuIar-Me me me…
(Ayhan iIe annesi önde kuzuIar onIarın arkasında yürürIer. Çıngırak sesIeri ve kuzu meIemeIeri duyuIur.) (Perde kapanır.)

AIıntı


Anneler Günü İle İlgili Oratoryolar

YORUM YAZ


SPONSORLU BAĞLANTILAR
Haberler
0,297 saniyede 68 sorgu yapıldı