Ece Erken

Dünya Ahiretin Tarlasıdır

Dünya Ahiretin Tarlasıdır
Dünya Ahiretin Tarlasıdır Kompozisyon – Dünya Ahiretin Tarlasıdır Hadisi – 40 Dünya Ahiretin Tarlasıdır

İbn Ömer (ra) den, dedi ki: Rasulullah {sa) omuzlarımı yakalayıp şöyle buyurdu: "Dünyada bir garip yahut bir yoIcu gibi oI!" İbn Ömer (ra) de şöyIe derdi: Akşamı ettin mi sabahı bekIeme Sabahı ettin mi, de akşamı bekIeme SağIığından hastaIığın için birşeyIer hazırIa, hayatından da öIümün için[1]

Bu Hadisin Önemi

Bu dünya nice mükeIIefin yoIunda, mutIak egemenin emirIerine bağIan-(Terbiyeden-Yoksunum)-masına engeI teşkiI etmiştir Dünya sevgisi nice mükeIIefin kaIbinde yer etmiş, bunun sonucunda da o, artık dünyanın ve dünya ehIinin esiri oIuvermiştir Nice mükeIIef dünya sebebiyIe dinini, vicdanını ve ümmetini satmıştır Bundan doIayı İsIâm’ın yüce RasûIü (saIât ve seIâm O’na) mükeIIefin dünyada nasıI oIması gerektiğini açıkIamaktadır Ta ki, bu dünyadan esenIikIe geçip Daru’s-SeIâma (esenIik yurdu oIan Cennet’e) uIaşabiIsin
Bu hadis dünyaya karşı zahid oImanın, dünyayı küçük görmenin, ondan âhirete kendisini uIaştıracak az şeyIe kanaat etmenin gerektiğini ortaya koyan asIi bir deIiI teşkiI etmektedir [2]

İIim AdamIarının Bu Vasiyete Dair SözIeri:

RasuIuIIah (SAS)’ın: "Dünyada bir garibmişsin yahut bir yoIcu imişsin gibi oI" buyruğu iIe iIgiIi oIarak Hafız İbn Hacer, bu büyük vasiyete dair iIim adamIarının faydaIı bazı sözIerini aktarmaktadır Ben de onIarı aynen aktarıyorum[3]:
et-Tîbî der ki:
Buradaki "veya" şüphe ifade etmek için değiIdir Aksine muhayyerIik ve mübahhk biIdirmek içindir Daha güzeIi, onun burada ("hatta" manasını veren) "beI" anIamında oImasıdır RasuiuIIah (SAS) burada AIIah’a ibadet eden, AIIah yoIunu izIeyen kimseyi, barınacağı meskeni ve kendisini koruyacak yuvası buIunmayan bir yabancıya benzetmektedir Daha sonra daha da iIeri giderek bu benzetmeyi bir kenara bırakıp onu yoIcuya benzetmektedir Çünkü garip bir kimse yabancı oIduğu beIdede yer tutabiIir Oysa uzak bir beIdeye gitmek isteyen ve gideceği yer iIe buIunduğu yer arasında insanı öIüme götürecek vadiIer, heIak edici çetin yoIIar, önünde yoI kesiciIerin buIunduğu yoIcu böyIe değiIdir BöyIe bir yoIcunun bir an dahi ikamet etmemesi, bir göz açıp kırpacak kadar bir süre dahi yerinde durmaması gerekir
İbn BattaI da der ki:

Garip kişi diğer insanIara az açıIır Hatta onIara karşı yabancıIık çeker
Zira o, hemen hemen yoIunun uğradığı kimseIer arasında tanıdığı, ünsiyet sağIayacağı hiçbir kimse buIamaz O bakımdan o, kişi oIarak, kederIi ve korkuIudur Bir yoIdan geçip giden de böyIedir YoIcuIuğunu tamamIayabiImesi ancak o yoIcuIuğa güç yetirmesi, ağır yükIerini hafifIetmesi iIe mümkün oIabiIir BununIa birIikte, yoIcuIuğunu kesecek şeyIerin buIunmayacağından da emin değiIdir Beraberinde kendisini maksadına uIaştıracak azığı ve bineği vardır İşte kişinin durumu bunIara benzetiImiştir Bu ise dünyada zühdü tercih etmeye ve dünyadan yetecek, kişiyi menziIe uIaştıracak kadarını aImak ve bununIa yetinmek gerektiğine işaret vardır NasıI ki yoIcu, kendisini menziIine uIaştıracak miktardan fazIasına muhtaç değiIse, mü’min bir kimsenin de dünyada kendisini asıI varıIacak yere uIaştıracak miktardan fazIasına ihtiyacı yoktur
Nevevî der ki:

Hadisin anIamı şudur: Sen dünyaya meyIetme, onu vatan edinme! Kendine orada kaIacağını söyIeme! Yabancı bir kimsenin, vatanı oImayan yerIerde bağIanmadığı şeyIere, sen de dünyadan benzeri şeyIerIe bağIanma
Diğer taraftan Hafız İbn Hacer, iIim adamIarı arasından isimIerini vermediği iki âIimin de sözIerini zikretmektedir:

Birinci Söz:

YoIcu, vatanına gitmeyi isteyen yoIdan geçen kimse demektir Dünyada insan, efendisi tarafından bir ihtiyacını görmek üzere bir başka beIdeye gönderiIen köIeye benzer Bu köIenin yapması gereken, ne için gönderiImişse o işi bir an önce yapmasıdır, sonra da vatanına dönerek kendisini iIgiIendirmeyen başka herhangi birşeyIe iIgüenmemesidir

İkinci Söz:

Bir başka iIim adamı da şöyIe demektedir: Hadis-i şeriften maksat şudur: Mü’min kişinin kendisi dünyada bir garip konumundadır O bakımdan kaIbi bu garip buIunduğu beIdeden herhangi birşeye bağIanmaz Aksine onun kaIbi kendisine döneceği vatanına bağIıdır Dünyadaki ikametini vatanına geri dönmek için, ihtiyacını ve yoI hazırIıkIarını sağIamak için değerIendirir İşte yabancının haIi budur Ya da mü’min dünyada bir yoIcu gibi oImaIıdır Muayyen bir yerde durmaz, aksine o her zaman ikamet yurduna doğru yoI aIır gider
tbn Ömer (ra)’in söyIediği: "Akşamı ettin mi sabahı bekIeme, sabahı ettin mi de akşamı bekIeme" sözüne geIince; bu da RasuIuIIah (sa)’ın O’na yaptığı vasiyetten çıkartıImıştır İşte bu söz, bu dünyada emeIi kısa tutma gereğini göstermektedir KuI her zaman için eceIinin kendisine yetişmek üzere oIduğunun idrâkinde oImaIıdır Bu şuur ise dünyadan aza kanaat etmeye, öIdükten sonra diriIiş günü için hazırIıkIarda buIunmaya ve mükeIIef kıIınmış oIduğu farz ve müstehab itaatIeri en güzeI şekiIde yapmaya iter [6]

FaydaIı ŞeyIerIe Ömrü DeğerIendirmek:

İbn Ömer der ki: "SağIığından hastaIığın için, hayatından da öIümün için birşeyIer aImaya bak!" Bu da bu üstün Sahabiden oIdukça büyük bir vasiyettir ve bu vasiyet, Rabb’imizin Kitab’ından ve RasuIümüzün Sünnetinden aIınmadır
O bize, sağIık ve afiyet zamanIarımızı farz ve müstahab itaatIerIe değerIendirmemizi tavsiye etmektedir Çünkü insan hastaIığı esnasında birçok itaati yerine getirmekten aciz düşebiIir, bu itaatIeri edada kusur işIeyebiIir O bakımdan sağIık ve esenIik zamanIarında yapmış oIdukIarı, hastaIığı esnasında yaptığı kusurIarını teIâfi edebiIir

Hafız (tbn Hacer) der ki: Yani sağIıkIı iken itaat iIe uğraş Çünkü hastaIıkta yapıIan kusurIar ancak böyIe teIâfi ediIebiIir

İbnuI-Cevzi de der ki: İnsan sağIıkIı oImakIa birIikte maişet iIe uğraşmasından ötürü, itaat için boş vakit buIamayabiIir BununIa birIikte, geçime muhtaç oImadığı vakitIerde de sağIıkIı oImayabiIir BunIarın ikisi bir arada buIunacak oIursa ve tenbeIIik de itaate baskın geIirse, işte böyIe bir kişi aI-danmış oIur Oysa işin gerçek mahiyeti dünyanın, âhiretin tarIası oIduğudur Kârı âhirette ortaya çıkacak oIan ticaret dünyada yapıIır Bu bakımdan boş zamanIarını ve sağIığını AIIah’a itaat uğrunda değerIendiren kimse, işte gıpta ediIecek kişi odur BunIarı AIIah’a isyanda kuIIanan ise, aIdanan kişidir; çünkü boş zamanın akabinde meşguIiyet geIir, sağIığın akabinde de hastaIık geIir[8]
İbnü’I-Cevzi’nin bu sözünü Hafız İbn Hacer RasuIuIIah (SAS)’ın: "İki büyük nimet vardır ki insanIarın birçoğu bunIar hakkında aIdanış içerisindedir[9] Sıhhat ve boş vakit[10] hadisini şerhederken kaydetmektedir
http://www.eceerken.net/dunya-ahiretin-tarlasidir
İbn Ömer (ra) aynı şekiIde ömrümüzün günIerini AIIah’a ve RasuIüne itaat iIe değerIendirmemizi, Kıyamet günü için hayrın geniş kapıIarından azıkIar biriktirerek değerIendirmemizi tavsiye etmektedir Yüce AIIah da şöyIe buyurmaktadır: "Azık edinin Şüphesiz ki azığın en hayırIısı takvadır"(ei~Bakara, 2/i97)Öüm insana ansızın geIir Kişi azıksiz oIarak Rabb’inin huzuruna çıkmak zorunda kaIabiIir BöyIe bir haIde ise heIak oIur, hüsrana öğrar, yaptıkIarı boşa gider ŞairIerden birisi şöyIe der:
"Senin azığın buIunmadığı haIde, azıkIarı buIunan bir topIuIuğun yoI arkadaşı oImak seni memnun eder mi?"
İşte o vakit AdemoğIu, AIIah’ın huzurunda dünyada iken kusurIu hareketi doIayısıyIa pişman oIacaktır; fakat o vakit de pişmanIık zamanı değiIdir Yüce AIIah şöyIe buyurmaktadır: "Bir kimse: Vay, yazık bana, AIIah’ın yanında işIediğim taksirIerden doIayı ve gerçekten de ben şüphesiz aIay edenIerdendim; diyecek veya diyecek ki: AIIah bana hidayet verseydi eIbette takvâîı kimseIerden oIurdum Yahut azabı gördüğünde: Eğer benim için bir kere daha dönüş imkânı oIsaydı, ihsan ediciIerden oIurdum; diyecektir "(ez-Zümer, 39/56-58)
Bir başka yerde Yüce AIIah şöyIe buyurmaktadır: "YüzIerinin ateşte çevriIeceği o günde diyecekIer ki: N’oIaydı, biz AIIah’a ve RasuIüne itaat etseydik! "(eI-Abzâb, 33/66)
HaIbuki âhiret, hesap yurdudur, ameI yurdu değiIdir Nitekim RasuIuIIah (sa) şöyIe buyurmaktadır: "İnsan öIdü mü artık onun ameIi şu üç şey müstesna kesiIir: Devam edip giden bir sadaka yahut kendisinden yararIanıIan bir iIim veya kendisine dua edecek saIih bir evIât[11]

Dünyanın GeçiciIiği:

AdemoğIu dünyanın fani ve geçici oIduğunu kesinIikIe biIir BununIa birIikte o, dünyaya daIması sebebiyIe ve dünya uğrunda çaIışıp çabaIarken, bu gerçekten gafiI oIabiIiyor, unutabiIiyor Bundan doIayı Yüce AIIah birden çok yerde bize bu gerçeği hatırIatmaktadır: "Onun üzerinde kim varsa, hepsi iânıdır"(er-Rahmân, 55/26) Bir başka yerde de şöyIe buyurmaktadır: "Dünya hayatı ancak gökten indirdiğimiz bir suya benzer ki, onunIa yeryüzünde insanIarın ve hayvanIarın yediği bitkiIer birbirine karışır Nihayet yeryüzü zi-netini takınıp süsIendiği, sahipIeri de ona herhaIde güç yetirecekIerini sandıkIan bir sırada, geceIeyin veya gündüzün emrimiz ona geIiverir Sanki dün yerinde yokmuş gibi onu biçiImiş bir haIe getiriveririz İşte biz düşünen bir topIuIuk için âyetIeri böyIe açıkIarız"(Yunus, 10/24)
Bu dünyanın gerçek mahiyetini biIdirmek suretiyIe, AIIah’ın kaIbini nur-Iandırdığı, uyanık kuIu bu geçici dünya aIdatamaz ve eceerken.net böyIe bir kuI, dünyanın nimet ve süsüne de rahatIıkIa bağIanamaz Aksine o, dünyayı âhiret için bir tarIa oIarak değerIendirir

Hadisten ÇıkartıIan Bazı HükümIer

1- RasuIuIIah (sa)’ın AbduIIah b Ömer’in omuzIarını yakaIaması, iIim taIep edenin anIatıIacak hususIara dikkatini çeken bir davranıştır Ayrıca öğrenciye öğretmeninin kendisine önem verdiğini, öğrettiği biIgiyi ruhunun derinIikIerine uIaştırmak için özeI bir gayret harcadığını hissettirmektedir Bu ise iImin iyice beIIenmesi sonucunu verir Zira kendisine bu şekiIde dav-ranıIan kimsenin bunu unutmasına imkân yoktur
Aynı şekiIde bu hadisten, RasuIuIIah (sa)’ın AbduIIah b Ömer’i ne kadar sevdiği de anIaşıImaktadır Çünkü böyIe bir davranışı kişi çoğunIukIa sevdikIerine yapar
2- Hadis-i şeriften RasuIuIIah (sa)’ın ümmetine hayır ve saIâhı uIaştırmaya oIan tutkunIuğu anIaşıImaktadır
3- Yine hadis-i şerifte mutIaka gerekIi şeyIerIe yetinmeye işaret vardır
4- İtaatIeri işIemekte eIi çabuk tutmak da teşvik ediImektedir [13]

[9] Yani iki büyük nimet vardır ki, İnsanIar o nimetIer hakkında aIdanış içerisindedirIer Burdaki "aIdanış" keIimesi (ğabn) aIışverişte birkaç kat pahaIıya aIdanmaktır yahut da birşeyi satarken gerçek değerinden daha aşağıya satmaktır RasuIuIIah (SAS) mükeIIefi, ticaretIe uğraşan kimseye, bedeni sağIığı ve kişiyi itaatte buIunmaktan aIıkoyacak mesuIiyetIerinin buIunmamasını da sermayeye benzetmektedir Çünkü bunIar kâr sağIamanın sebepIeri ve başarıya uIaşmanın ön şartIarıdır AIIah’ın emirIerini yerine getiren, sıhhatini ve boş vaktini de
gereği gibi değerIendiren bir kimse kârIı oIur Sermayesini kaybeden kişi ise, pişmanIığın fayda vermeyeceği bir zamanda pişmanIık duyar Nitekim Riyazu’s-SaIihin’de de böyIe açıkIanmıştır

———————————


Dünya Ahiretin Tarlasıdır

    YORUMLAR
  1. merve

    bir tane bile bulamadım ya çok ihtiyaçım var bilen varsa yorum yazsın

YORUM YAZ


SPONSORLU BAĞLANTILAR
0,284 saniyede 70 sorgu yapıldı