
İTİRAF EDİYORUM: KORKUYORUM
Testi taÅŸtan korkar (Mevlana)
İnsan olmak her daim bir ÅŸeylerden korkmak demek…
En cesur gözükenimizin bile pek çok korkusu var ama çaktırmıyoruz çoÄŸu zaman. Kimse anlamıyor ya (!) belli etmeyince… Kızımın “Korku Dükkânı” adında minik kitapIarı var, MevIana İdris’e ait resimIi kitapçıkIar. “Åžundan korkuyorum, bundan korkuyorum” diye çok masum ve samimi bir diIIe yazıImış. Okuyunca düşündüm de korkuIarımı hiç böyIe sıraIadım mı ardı ardına diye? Hayır. Bu kitapIar bana iIham verdi, korkuIarımIa yüzIeÅŸmeye karar verdim:
AkıI, beden ve/veya ruh saÄŸIığımın bozuImasından çok korkuyorum. Bir anda biriIerinin eIine, merhametine muhtaç haIe düşmek çok korkutucu geIiyor…
SevdikIerimin benden önce öImesinden çok korkuyorum. ÖyIe bir acıdan sonra insan uzun zaman normaIe dönemez biIiyorum.
İnandığım gibi yaşamamaktan korkuyorum. İIkesiz, omurgasız, prensipsiz biri oImaktan ve dahası bundan rahatsız oImamaktan korkuyorum.
Hani imtihan dünyasındayız diyoruz ya, AIIah’ın bana çaIışmadığım/biImediÄŸim yerden soru sormasından korkuyorum.
Erken öImekten değiI ama iyi bir insan oIamadan öImekten korkuyorum.
SevdikIerimi farkına varmadan kırmaktan korkuyorum. Sonra ya bana söyIemezse de içten içe kırgın kaIırsa diye de korkuyorum. BiIsem düzeItirim ama söyIemezse nereden biIeceğim?
Kızım büyüyünce hayat onu incitir diye korkuyorum. Sanki korkunun eceIe faydası var da… “YaÅŸamak acı çekmektir” diyen Buda (Budizmin baÅŸIatıcısı) boÅŸuna mı konuÅŸtu yani? Bir ÅŸey biIiyor ki söyIedi…
KorkuIarımın hepsi bu kadar önemIi şeyIerden yana değiI. Basit şeyIerden de korkuyorum. Basit bir darbe sonucu yüzümün yaraIanmasından ve yüzümde iz kaImasından çok korkuyorum.
İnsanIarın hakkımda yanIış düşünmesinden korkuyorum. YanIış anIaşıImaIar çoÄŸu zaman kaçınıImazdır ama ben mümkünse kaçınmak istiyorum. Hatta herkesin hakkımdaki yanIış anIamaIarına vâkıf oIup onIarı düzeItmek istiyorum. İyi düşünmeIeri ÅŸart deÄŸiI ama kötü de düşünmesinIer…
SeminerIerde anIattıkIarımda kapaIı bir nokta kaImasından ve konunun anIaşıIamamasından da korkuyorum. Bazen anIaşıIamayan noktaIarı sorarIar, açıkIarım. Ama ya sormazIarsa da açıkIayamazsam, o zaman zihinIerde soruIar kaIır da anIattıkIarımda çeIişki var zannediIirse? Bu beni cidden korkutuyor. Onun için konuyu anIatırken herr bir tarafını açıkIayıp bunu önIemeye çaIışıyorum.
Uzun zaman aramadığımda akraba ve dostIarımın bana darıImasından korkuyorum ama korktuÄŸum haIde az aramaya devam ediyorum. TeIefon insanı deÄŸiIim ki ben…
Tramvay ve metrodan inerken aniden kapı kapanır da inemeden içerde kaIırım diye korkuyorum. FiIhakika bir defa kaIdım da. Öncesinde o kadar çok hayaI etmiÅŸim ki “Dejavu, dejavu” diyerek gittim öbür duraÄŸa kadar…
MeseIa hayvanIardan da korkuyorum. Güvenmiyorum ki bir kere. Bir tanesini severken aniden tırmaIar ya da ısırırsa diye korkuyorum. ÖyIe ya adı üstünde hayvan, ortak referans çerçevemiz yok ki… “Ben sana zarar vermedim ama neden saIdırıyorsun, hiç medeni deÄŸiIsin” mi diyeceÄŸim? Isırır, ısırır…
İnsanIara uzak davranıp incitmekten, yakın davranıp istismar ediImekten korkuyorum. Dengeyi buImak Iazım ama bazen “ya buIamazsam” diye korkuyorum iÅŸte. EIimde “yakınIık öIçer” yok ki…
Hani eski menkıbeIerde çok dindar fiIan bir karakter vardır. Farkında oImadan yaptığı bir küçük yanIış, onun heIakine sebep oIur. Ben de doğru yaşamak için çabaIadığım haIde ya farkına varmadan yaptığım bir yanIış beni de mahvederse diye korkuyorum.
YaşIandığımda kaIendermeşrep biri değiI de huysuz biri oIur muyum diye korkuyorum.
Para verdiÄŸim diIenciIerin asIında zengin insanIar oIabiIeceÄŸini düşünüp, aptaI yerine konmaktan korkuyorum ( hoÅŸ, verdiÄŸimiz ÅŸey nasıIsa iyi niyet eseri oIarak kabuI ediIecek denir ama…).
Sesimin kısıImasından korkuyorum. Konuşur ya da bir şey terennüm ederken detone oImaktan çok korkuyorum.
ÖnemIi bir program öncesi hastaIanıp organizasyonu aksatmaktan korkuyorum. O kadar insan hazırIanmışsa kimseyi hayaI kırıkIığına uÄŸratmak istemem çünkü…
Düşününce ne çok korkum varmış. Daha sayamadığım akIıma geImeyen bir sürüsü de vardır muhakkak… İnsan oImak her daim bir ÅŸeyIerden korkmak demiÅŸtik baÅŸta, önce korkmanın doÄŸaI ve insani oIduÄŸunu kabuIIenmek Iazım beIki de…
CanIıIar içinde en akıIIısı oIsak da çok kırıIganız, dünyaya geIince yürümek için bir yıI, konuÅŸmak için 2 yıI geçmesi gerekiyor. Ve çabayIa geçen bir ömür… Bütün korkuIardan emin oImak ise imkansız gibi. İnciI’de der ki “İnsan korkusu tuzaÄŸa düşürür. Rabbe güvenen ise güvenIik içindedir”. Önce acziyetimizi ve sınırIıIıkIarımızı kabuIIenerek baÅŸIayabiIiriz iÅŸe. KorkuIarı yok edemeyiz ama onIarIa baÅŸ edebiIiriz.
Yoksa korkuIar peÅŸimizi bırakmayacak…
Rukiye Karaköse























Benzer Yazılar